Teberler Paylaşım Formu

Formdan yararlanmak ve bizlerle birseyler paylasmak icin kayit ( Üye ) olmaniz gerekir. Kayit ( Üyelik ) ücretsizdir.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Burnundan Kıl Aldırmayanlara Nasihat

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
eren28

avatar

Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 11/05/10

MesajKonu: Burnundan Kıl Aldırmayanlara Nasihat   Paz Haz. 20, 2010 4:41 pm

Osman Efendi bir sabah müthiş bir başağrısıyla uyanır İlaç alır geçmez.
Bir iki gün bekler, ağrı devam eder. Doktor çağrılır.
Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir, gider.
Lakin Osman Efendi'nin başağrısı artarak sürer.
Üstüne üstlük başağrısı yanısıra gözleri de yaşarmaya başlar.
Başka doktorlar çağrılır...
Osman Efendi Uşak'ın ileri gelenlerindendir, ağrıyı kesene servet vaadeder.
Doktorların hiçbiri ağrıyı durduramadığı gibisebebinide bulamaz.
Ev halkı birbirine karışır, başağrısından geceleri uyuyamayan Osman Efendi'yi
İstanbul'a götürmeye karar verirler.
İstanbul'da en iyi doktorlar seferber olur.
Röntgenler, beyin tomografileri çekilir, testler yapılır...
Görünüşe bakılırsa Osman Efendi turp gibidir.
Oysa dayanması gittikçe zorlaşan başağrısı ve gözyaşları hayatı çekilmez hale getirmiştir.
Ağrı kesici iğnelerle zor ayakta duran Osman Efendi
bu defa da apar topar yurtdışına götürülür.
O devirde Amerika değil İsviçre moda, Zürih'e gidilir.
Haftalarca hastanede kalınır, onlarca profesör konsültasyon yapar, testler tekrarlanır.

Sonuç:
Efendi'ye teşhis konulamaz.
Artık yerinden kalkamayan Osman Efendi'ye ağrı kesici iğneler verilir
Altmışlarını süren adamın memleketine dönüp "dinlenmesi", daha doğrusu
son günlerini evinde geçirmesi tavsiye edilir.
Osman Efendi bitkin, aile perişan. "Kader" denilir, Uşak'a dönülür.
Osman Efendi yayla evinde bir odaya yatırılır ve ağrı kesici iğnelerle ölümü beklemeye başlar.

Bir gün, hastanın keyfi gelsin diye, Osman Efendi'nin eski berberi "Berber Mehmet" çağrılır.
Berber yataktan kalkamayan Osman Efendi'yi tıraş ederken,
Adamcağız derdini anlatır ve ölümü beklediğini söyler.
Berber Mehmet bir an düşünür.
"Beyim" der, "Sakın sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın?”
Bir bakar, "Hah işte" der. "Kıl dönmüş.“
Osman Efendi'nin şaşkın bakışlarına aldırmaksızın çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı çeker.
Ev halkı Osman Efendi'nin köyü ayağa kaldıran çığlığıyla odaya koşar.
Berber Mehmet, Osman Efendi'nin elinden zor alınır ve
Cımbızın ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla kapı dışarı edilir.

Osman Efendi'nin kanayan burnuna pansumanlar yapılır,
Kolonyalar koklatılır ve yaşlı adam tekrar yatağına yatırılır.
Ertesi sabah Osman Efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır.
Gözlerinin yaşarması geçmiştir.
Baş ağrısından ise eser kalmamıştır.
Dönen kılın sinire yürüyüp gittikçe uzayarak
Dayanılmaz ızdıraplara yol açtığını doktorlar ancak o zaman keşfeder.
Çözümün bu kadar basit olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir.
Sapasağlam ayağa kalkan Osman Efendi,
Berber Mehmet'i çağırtır ve ona bir servet bağışlar.

Şimdi bu gerçek hikayeyi niye anlattık ?

1. Berber Mehmet efendilerin fikirleri var. Dinlemek gerek !!!
2. Bazen büyük sorunların çok basit çözümleri olur. Bulmak gerek !!!
3. Burnundan kıl aldırtmayanların başı çok ağrıyabilir. Bilmek gerek !!!


( ALINTI )
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Burnundan Kıl Aldırmayanlara Nasihat
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Teberler Paylaşım Formu :: *** DUYGULARIMIZ *** :: Güzel Hikayeler, Öyküler ve Yazılar-
Buraya geçin: